DOLAR

40,2607$% 0.13

EURO

46,7252% 0.08

STERLİN

53,9495£% 0.21

GRAM ALTIN

4.320,96%0,56

ONS

3.334,69%0,33

BİST100

10.219,40%-0,06

a

Marmara Denizi Kaynıyor! 2,5 Derece Isındı, Artık Denize Girmek…

Marmara Denizi'nde deniz suyu sıcaklığı son 50 yılda 2,5 derece arttı. Uzmanlar, müsilaj, ekosistem ve insan sağlığı açısından kritik uyarılarda bulundu.

Marmara Denizi’nde deniz suyu sıcaklığının son 50 yılda 2,5 santigrat derece artması, bilim insanlarını harekete geçirdi. Uzmanlara göre bu yükseliş yalnızca deniz yaşamını değil, balıkçılığı, insan sağlığını, kıyı ekosistemlerini ve müsilaj riskini de doğrudan etkiliyor. Peki Marmara’yı bekleyen en büyük tehlikeler neler?

Marmara Denizi’nde Sıcaklık Artışı Rekor Seviyeye Ulaştı

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, iklim değişikliğinin denizler üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede Marmara Denizi’ndeki sıcaklık artışının “dramatik” seviyeye ulaştığını söyledi.

Diğer Denizleri Geride Bıraktı

Prof. Dr. Tecer’in paylaştığı verilere göre;

Dünya denizlerinde ortalama sıcaklık artışı: 1,1–1,5°C
Akdeniz ve Ege Denizi: 1,5–2°C
Karadeniz: Yaklaşık 1,3°C
Marmara Denizi: 2,5°C

Uzmanlara göre Marmara’daki artış, Türkiye çevresindeki denizler arasında en dikkat çekici değişimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Deniz Suyu Sıcaklığı İnsan Sağlığını da Etkileyebilir

Artan deniz suyu sıcaklığı, yalnızca ekosistemi değil insan sağlığını da yakından ilgilendiriyor.

Patojenler Daha Hızlı Çoğalabiliyor

Prof. Dr. Tecer, sıcaklığın yükselmesiyle birlikte salmonella ve kolera gibi hastalık yapıcı mikroorganizmaların yaşam koşullarının daha elverişli hale gelebildiğini belirtti.

Özellikle kıyı bölgelerinde yaşayanlar ile denizle yoğun temas eden kişilerin bu değişimlerden daha fazla etkilenebileceği ifade edildi.

Ekosistem Değişiyor, İstilacı Türler Yayılıyor

Deniz suyu sıcaklığındaki artış Marmara’nın doğal dengesini de değiştiriyor.

Yerli Türler Geriliyor

Uzmanlara göre;

Yerli balık türlerinin yaşam alanları daralıyor.
Balon balığı ve aslan balığı gibi istilacı türler yayılıyor.
Denizanası popülasyonlarında artış gözleniyor.

Bu değişimlerin balıkçılık faaliyetleri ve biyolojik çeşitlilik üzerinde uzun vadeli etkiler oluşturabileceği belirtiliyor.

Azalan Oksijen Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor

Sıcaklık arttıkça deniz suyunda çözünmüş oksijen miktarı azalıyor.

Bu durum;

Balık ölümleri riskini artırabiliyor.
Hassas deniz canlılarını olumsuz etkileyebiliyor.
Deniz ürünleri üretimini azaltabiliyor.

Uzmanlar, bunun uzun vadede Türkiye’nin gıda güvenliği açısından da önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Müsilaj Riski Yeniden Gündemde

Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer’e göre yüksek deniz suyu sıcaklığı, Marmara Denizi’nde geçmiş yıllarda büyük sorun oluşturan müsilajın oluşumunda etkili faktörlerden biri olmaya devam ediyor.

Şiddetli Yağışları da Tetikleyebilir

Artan sıcaklık nedeniyle buharlaşma hızlanıyor.

Bunun sonucunda;

Nem oranı yükseliyor.
Kısa süreli ancak kuvvetli yağışların görülme ihtimali artıyor.
Kıyı bölgelerinde iklim olaylarının şiddeti yükselebiliyor.
Deniz Seviyesi ve Turizm İçin Yeni Riskler

Uzmanlara göre sıcaklık artışı deniz seviyesindeki yükselmeyi de hızlandırabiliyor.

Bu durum;

Tarım alanlarını,
Turizm bölgelerini,
Kıyı yerleşimlerini gelecek yıllarda daha fazla etkileyebilir.

Denize Girmek Daha Bunaltıcı Hale Gelebilir

Prof. Dr. Tecer, insanların denizde en konforlu hissettiği sıcaklığın 24–26°C arasında olduğunu belirtti.

Deniz suyu sıcaklığının 29°C’nin üzerine çıkmasının ise bunaltıcı bir etki oluşturabileceğini ifade etti.

Uzmandan Çözüm Önerileri

Prof. Dr. Tecer, Marmara Denizi’ndeki tabloyu yalnızca küresel ısınmayla açıklamanın yeterli olmadığını vurguladı.

Öne çıkan öneriler ise şöyle sıralandı:

İleri biyolojik arıtma sistemlerinin yaygınlaştırılması
Atık su deşarjlarının azaltılması
Sera gazı emisyonlarının düşürülmesi
Yenilenebilir enerji kullanımının artırılması
Deniz koruma alanlarının genişletilmesi
Deniz çayırları gibi kritik habitatların korunması


YÜZDEYÜZHABER Analiz / Perde Arkası

Marmara Denizi, Türkiye’nin en yoğun sanayi, ulaşım ve nüfus baskısı altında bulunan kapalı denizlerinden biri olduğu için iklim değişikliğinin etkilerini daha belirgin hissediyor. Bilim insanları, deniz suyu sıcaklığındaki artışın tek başına bir sorun olmadığını; kirlilik, atık su deşarjları ve azalan su sirkülasyonuyla birleştiğinde müsilaj gibi çevresel krizlerin ortaya çıkma riskini artırdığını belirtiyor. Sıcaklık artışı, yalnızca deniz canlılarını değil balıkçılık sektörünü, turizmi, kıyı ekonomisini ve halk sağlığını da doğrudan etkileyebilecek zincirleme sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlar, Marmara’nın korunması için yalnızca iklim politikalarının değil, etkin atık yönetimi ve ileri biyolojik arıtma yatırımlarının da kritik önemde olduğuna dikkat çekiyor. Aksi halde önümüzdeki yıllarda hem biyolojik çeşitlilik hem de kıyı yaşamı açısından daha ağır sonuçlarla karşılaşılabileceği ifade ediliyor.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Marmara Denizi neden ısınıyor?

Uzmanlara göre küresel iklim değişikliği, sera gazı emisyonları ve bölgesel çevresel baskılar deniz suyu sıcaklığının artmasına neden oluyor.

Deniz suyu sıcaklığı neden önemli?

Sıcaklık artışı oksijen seviyesini düşürebilir, deniz canlılarını etkileyebilir ve müsilaj oluşumunu kolaylaştırabilir.

Müsilaj oluşumunda sıcaklık etkili mi?

Evet. Bilim insanlarına göre yüksek deniz suyu sıcaklığı, müsilaj oluşumunu artıran önemli faktörlerden biri.

Marmara Denizi’ni korumak için ne yapılmalı?

İleri biyolojik arıtma sistemlerinin yaygınlaştırılması, kirliliğin azaltılması, deniz koruma alanlarının artırılması ve emisyonların düşürülmesi öneriliyor.

Kaynaklar

AA — Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi — Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer açıklamaları — Bilimsel iklim ve deniz araştırmaları

Zeynep Arslan

Biyopolitika ve Sağlık Stratejisi Editörü

Zeynep Arslan, YÜZDEYÜZHABER Biyopolitika ve Sağlık Stratejisi Servisi’nde halk sağlığı, sağlık politikaları, beslenme, yaşam bilimleri, koruyucu sağlık uygulamaları ve biyopolitik gelişmeler üzerine analiz ve haber dosyaları hazırlamaktadır.

Hazırladığı içeriklerde bilimsel araştırmalar, resmi sağlık kurumlarının açıklamaları, uluslararası kuruluşların raporları ve akademik yayınlar esas alınarak okuyuculara güvenilir, anlaşılır ve veri odaklı bilgiler sunulmaktadır. Tüm içerikler YÜZDEYÜZHABER yayın ilkeleri doğrultusunda hazırlanır.

Uzmanlık Alanları

  • Halk sağlığı
  • Sağlık politikaları
  • Biyopolitika
  • Beslenme ve yaşam bilimleri
  • Koruyucu sağlık
  • Bilim iletişimi

Zeynep Arslan’ın hazırladığı diğer analiz ve haberleri görmek için Biyopolitika ve Sağlık Stratejisi kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

Yüzdeyüzhaber Tavsiyeleri

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Çay İçenler Dikkat! Bilim İnsanları Bu Alışkanlığa Karşı Uyardı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.