DOLAR

40,2607$% 0.13

EURO

46,7252% 0.08

STERLİN

53,9495£% 0.21

GRAM ALTIN

4.320,96%0,56

ONS

3.334,69%0,33

BİST100

10.219,40%-0,06

a

İhsan Eliaçık: “Dindarlarda Bu Üç Şey Takıntı Haline Gelmiş!”

İhsan Eliaçık hoca, Türk toplumunda din denince akla üç konunun geldiğini bunların başında da Namaz'ın yeraldığını söyledi.

İslam dünyası neden yerinde sayıyor? İhsan Eliaçık, muhafazakar camianın enerjisini emen “üç büyük takıntıyı” masaya yatırıyor. Abdestin geçerliliğinden kadın kıyafetine kadar dar bir alana hapsedilen din algısının; adaleti, paylaşımı ve emeği nasıl dışladığını analiz eden Eliaçık; Yüzdeyüzhaber için “şekilperestliğin” anatomisini çıkarıyor. Din bir özgürleşme mi, yoksa takıntılar zinciri mi?

⏱️ Tahmini Okuma Süresi: 5 Dakika

Enerjiyi Tüketen Üç Büyük Takıntı

Eliaçık’ın analizinde, toplumun “din” zannettiği ama aslında kültürel birer saplantı haline getirdiği şu başlıklar öne çıkıyor:

Şekil ve Kıyafet Takıntısı: Dinin sadece sakal, cübbe veya başörtüsü üzerinden tanımlanması; kişinin ahlakının, dürüstlüğünün ve liyakatinin bu şekilsel unsurların gölgesinde kalması.

Ritüel Detaycılığı (Vesvese): İbadetlerin ruhundan ziyade, abdesti bozan şeyler, namazdaki teknik detaylar gibi “teknik” konuların dinin ana gündemi haline getirilmesi.

Kadın Üzerinden Dindarlık İnşası: Dindarlığın ölçüsünün sürekli kadın bedeni ve yaşamı üzerinden kurgulanması; buna karşılık erkek egemen şiddet, yolsuzluk ve haksızlıkların “ikincil” plana itilmesi.

Bu Takıntılar Neyi Örtüyor?

Metinde, bu üç konunun neden sürekli gündemde tutulduğuna dair stratejik bir yorum yer alıyor:

Adaletin İptali: Eliaçık’a göre seccadenin yönünü veya kıyafetin boyunu tartışmak; asgari ücretin adaletsizliğini, kamu malının yağmalanmasını ve liyakatsizliği tartışmaktan çok daha kolaydır.

Vicdan Konforu: Ritüellere aşırı odaklanmak, bireye “ben çok dindarım” dedirterek sahte bir vicdan huzuru sağlar ve onu toplumsal sorumluluklarından (zulme karşı durmak gibi) azat eder.

[Yüzdeyüzhaber Kritik Analiz]: İhsan Eliaçık’ın bu “üç takıntı” tespiti, 2026 dünyasında İslam’ın neden bir medeniyet kurucu güç olamadığının sosyolojik özetidir. Eliaçık burada şunu haykırıyor: “Siz detaylarda boğulurken, hakikat gemisi batıyor!” Bir toplumun dindarlığı; kadınların ne giydiğiyle değil, yetimlerin ne yediğiyle ve mahkemelerin nasıl karar verdiğiyle ölçülür. Bu analiz, dindarlığı bir “obsesif kompulsif bozukluk” seviyesinden çıkarıp, onu tekrar bir “adalet ve özgürlük” manifestosu haline getirme çabasıdır.

❓ SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)

İbadetler önemsiz mi? Hayır; Eliaçık ibadetlerin önemli olduğunu ancak “amaç” değil, insanı daha iyi ve adil bir birey yapacak “araçlar” olduğunu savunur.

Bu takıntılar nasıl aşılır? Dini metinleri “fıkıh detayları” yerine “ahlak ve adalet ilkeleri” üzerinden okuyarak ve akıl süzgecini kullanarak aşılabilir.

Hoca neden özellikle kadın konusuna değiniyor? Çünkü dinin tarih boyunca erkek egemen iktidarlar tarafından kadın üzerinden bir “denetim mekanizmasına” dönüştürüldüğünü düşünmektedir.

📚 KAYNAKLAR VE REFERANSLAR

  • Referans Eser: İhsan Eliaçık – “İslam’ın Yeniden İnşası: Şekilden Öze”
  • Eleştirel Makale: “Ritüellerin Gölgesinde Kalan İslam”
  • Arşiv: Yüzdeyüzhaber Toplum ve Strateji Dosyaları (h12626)
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Yaşar Nuri Öztürk ve “Angut” Polemiği: Cehalete Karşı Sert Uyarı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.