40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
3.334,69%0,33
10.219,40%-0,06
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in “Ziyaret trafiği tamamlandı” açıklaması, Devlet Bahçeli’nin başlattığı “Öcalan Açılımı”nda yeni bir perdenin açıldığını gösteriyor. Ankara, bir yandan PKK’nın Suriye’deki kurumsallaşmasına karşı askeri hazırlıklarını tamamlarken, diğer yandan “iç cepheyi” yargı eliyle tahkim ederek olası aykırı sesleri sindirme stratejisi izliyor.
⏱️ Tahmini Okuma Süresi: 6 Dakika
Ekim 2024’te MHP lideri Devlet Bahçeli’nin el uzatmasıyla başlayan süreçte, diplomasi aşaması yerini “nihai mesaj” beklentisine bıraktı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, terör örgütünün tasfiyesine yönelik çağrının artık somutlaşması gerektiğini belirtti. Bu açıklama, DEM Parti heyetinin Öcalan ile yaptığı görüşmenin ardından gelmesi bakımından kritik önemde. Ankara, Öcalan’ın PKK’ya “silah bırakma ve lağvedilme” çağrısı yapmasını bekliyor; ancak örgütün Suriye kolundaki (Rojava) direnci bu beklentinin önündeki en büyük engel.
PKK kanadı, Türkiye’deki çözüm sürecini tamamen Suriye’deki statüsüne bağlamış durumda. “Rojava çözülmeden mesaj yok” tavrı, Ankara’nın masadaki elini zorlarken, askeri seçenekleri tekrar bir numaralı gündem maddesi haline getiriyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Irak ve Suriye eksenli temasları, PKK’nın bölgesel kurumsallaşmasını engellemeyi hedefliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun süredir sinyalini verdiği harekatın, Donald Trump’ın 20 Ocak’ta görevi devralmasıyla yeni bir evreye girdiği anlaşılıyor. İkinci kanal diplomasisiyle ertelenen askeri seçeneğin, diplomatik yolların tıkanması durumunda her an hayata geçebileceği MGK bildirilerinde de vurgulanıyor.
Ankara için en büyük tehdit, Suriye’nin kuzeyindeki yapının zaman geçtikçe kalıcı bir devletçiğe dönüşmesi. Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail’in Suriye’ye yönelik genişleme sinyalleri, Türkiye’yi “vakit daralıyor” hesaplamasına itiyor.
Analizin en can alıcı kısmı, yargıdaki hareketliliğin yaklaşan dış politik fırtınayla olan bağıdır. “İç cepheyi güçlendirme” söylemi, aykırı seslerin susturulması olarak sahaya yansıyor.
Ümit Özdağ’ın Tutuklanması: Olası bir uzlaşma veya harekat durumunda milliyetçi tabandan yükselecek itirazların önceden kesilmesi olarak yorumlanıyor.
Ayşe Barım Ve Gezi Endişesi: Olası bir harekatın toplumsal protestolara (Gezi benzeri) dönüşme ihtimaline karşı bir önlem niteliği taşıyor.
İmamoğlu Ve Belediyeler: Ana muhalefeti savunmada tutmak ve Erdoğan’ın önündeki en güçlü rakipleri yargı kıskacıyla siyaset dışı bırakma stratejisinin bir parçası.
İktidar, yargı sopasını kullanarak muhalefeti kendi iç gündeminden koparıp soruşturmalarla boğuşmaya zorluyor. Gazetecilere yönelik artan davalar da bu “sessizleştirme” çabasının medya ayağını oluşturuyor.
[Yüzdeyüzhaber Kritik Analiz]: Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en riskli ve çok katmanlı süreçlerinden birinden geçiyor. Yüzdeyüzhaber olarak vurguluyoruz: “İç cepheyi güçlendirme” adı altında yürütülen yargısal süreçler, aslında toplumsal rızadan ziyade “toplumsal sessizliği” hedefliyor. Öcalan’ın yapacağı bir çağrının Kandil’de karşılık bulma ihtimali zayıfken, içerdeki siyasi alanı daraltmak, devletin olası bir askeri harekatta arkasında “yekpare” bir kitle istemesinden kaynaklanıyor. Ancak tarihin gösterdiği üzere, “fazla zorun oyunu bozması” ve İmamoğlu gibi figürlerin mağduriyet üzerinden daha da güçlenmesi iktidarın evdeki hesabını çarşıya uydurmayabilir. Fırtına kapıda; ancak bu fırtınanın sadece PKK’yı mı yoksa içerdeki demokratik zemini mi vuracağı asıl meseledir.
Bu, artık dolaylı temasların ve nabız yoklamaların sona erdiğini, devletin Öcalan veya DEM üzerinden beklediği somut adımı (terör örgütünün tasfiyesi çağrısı) artık masada görmek istediğini ifade ediyor.
Harekatın önündeki en büyük engel diplomatik müzakereler ve ABD’nin bölgedeki varlığıdır. Ancak analiz, “kurumsallaşma” endişesi nedeniyle Ankara’nın her an düğmeye basabilecek hazırlıkta olduğunu gösteriyor.
Siyasi çevrelerde bu tutuklama, hükümetin Kürt meselesi veya Suriye politikası konusunda atacağı “radikal” adımlara karşı milliyetçi cepheden gelecek sert muhalefeti daha başlamadan kırma girişimi olarak değerlendiriliyor.
YÜZDEYÜZHABER EKİBİ
Kaynaklar:
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik Basın Toplantısı Notları (27 Ocak 2026)
MGK Bildirileri ve Sınır Ötesi İstihbarat Raporları
TBMM Duruşma Tutanakları ve Siyasi Liderlerin Açıklamaları
Erdoğan İçin “Evren Modeli” mi? Seçimsiz 7 Yıl Planı Kulisleri Hareketlendirdi
1
Erdoğan Tanesi 80 Milyon Liralık 4 Ultra Lüks Araba Aldı!
1536 kez okundu
2
Gazzeli Doktordan Erdoğan’a Tarihi Mektup: “Sadece İzlediniz, Kandırıldık!”
1230 kez okundu
3
Sinan Oğan Hakkında Şok İddia: “Cinsel Saldırı” İddiası Mahkeme Dosyasında
1152 kez okundu
4
Prof. Dr. Pampal’dan Adana Ve İstanbul Uyarısı: “İstanbul Yıkılırsa Türkiye Altında Kalır”
1070 kez okundu
5
CHP’de “Gölge Kabine” Krizi: Kılıçdaroğlu’nun Ekibinden “Hazırlan, Geliyoruz” Telefonu!
991 kez okundu
Türkiye’de Dindarlık Oranları Düştü Mü? TEPAV Verilerinde Büyük Şok!
Bahçeli’den “Statü” Çıkışı: İmralı İçin Yasal Düzenleme Çağrısı!
İnsanlık İçin Devrim: Stanford’dan Tüm Hastalıklara Tek Doz Burun Spreyi!
Şişli Tiyatrosu Kapanıyor Mu? Tarihi Sahne İçin “Yaşasın” Seferberliği
Ruberu Ne Demek? Erdoğan’ın Kullandığı Ruberu Kelimesinin Anlamı
İslam Hukukunda Namaz Vakitleri: İki Mi, Beş Mi, Yedi Vakit Mi?
Havuç Ve Limon Karışımı: Karaciğer Yağlanmasından Göz Sağlığına Doğal Reçete
Hadise’den UNICEF Videosu Skandalı: Türkiye “Muhtaç” Ülke Mi?
Cübbeli Ahmet Hoca’nın Gelir Kaynakları: Maaşı, Kitap Telifleri Ve Ticari Faaliyetleri
Oytun Erbaş’ın Hayatı Ve “Pazarcı Babası” Polemiği: Gerçek Meslek Ne?
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.