DOLAR

40,2607$% 0.13

EURO

46,7252% 0.08

STERLİN

53,9495£% 0.21

GRAM ALTIN

4.320,96%0,56

ONS

3.334,69%0,33

BİST100

10.219,40%-0,06

a

Enflasyonla Mücadelede “Kemer Sıkma” İllüzyonu: Neden Başarı Gelmiyor?

Ekonomi yönetimi bir buçuk yılı aşkın süredir “düşük kur” ve “kısılan talep” formülüne bel bağlasa da beklenen mucize gerçekleşmedi. Vatandaşın temel ihtiyaçlarına dahi yetmeyen maaş artışlarıyla talep baskılanmaya çalışılırken, kamudaki israfın tam gaz devam etmesi toplumdaki “güven” kırıntılarını da yok ediyor.

⏱️ Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakika

İki Temel Tercih: Kur Baskısı Ve Talep Kısıntısı

Ekonomi yönetiminin “enflasyonu düşüreceğiz” diyerek uyguladığı strateji iki ana sütun üzerine kurulu. Ancak veriler, bu sütunların çökmeye başladığını gösteriyor.

Kur Artışını Düşük Tutma Stratejisi

Maliyet enflasyonunu kırmak adına döviz kurunun yükselmesine izin verilmiyor. Bu durum kağıt üzerinde maliyet artışını durdursa da, piyasadaki fiyatlama davranışlarını ve beklentileri yönetmeye yetmiyor.

Talebi Kısma Ve Türk Parasının Getirisi

Vatandaşın harcamasını engellemek için TL faizleri yüksek tutuluyor. “Vatandaş harcamasın, dövize gitmesin” diye kurgulanan bu model, reel sektörde durgunluğa yol açarken, sabit gelirlinin alım gücünü gıda ve barınma sınırına hapsetti.

Güven Kaybı: Hedefler mi, Gerekçeler mi?

Enflasyonla mücadelede başarısızlığın temelinde, toplumun ekonomi yönetimine olan inancını yitirmesi yatıyor.

Tutmayan Hedeflerin Fonksiyonu

Ekonomi yönetiminin açıkladığı iddialı enflasyon hedefleri, piyasada bir beklenti oluşturmaktan ziyade “ücret artışlarını düşük tutma gerekçesi” olarak kullanılıyor. Vatandaş, tutmayacağını bildiği hedeflerle maaş zammı alırken enflasyonun altında ezilmeye devam ediyor.

Kağıt Üstünde Hazır, Sahada Kayıp

2026 yılına girerken kur baskılanmış ve talep en dibe çekilmiş durumda. “Enflasyonun düşmesi için engel kalmadı” denilen bu tabloda fiyatların neden hala aşağı gitmediği sorusu, ekonomi biliminden ziyade yönetim tercihlerinde gizli.

“Tatile Giden Ebeveyn” Metaforuyla Ekonomi

Analizdeki en dikkat çekici nokta, iktidarın harcama alışkanlıkları ile vatandaşa önerdiği “acı reçete” arasındaki derin çelişki.

Çocuklara “Kombiyi Açmayın” Diyen Anne-Baba

İktidar; okulda tost yiyen çocuğuna “su iç, doyarsın” diyen ancak kendisi her gün lüks restoranlarda yemek yiyen, tatillere giden bir ebeveyne benzetiliyor.

Vatandaşa: “Kombiyi kıs, dışarıdan söyleme, idare et.”

Kamuda: İsraf tam gaz, lüks harcamalar ve önceliksiz yatırımlar devam ediyor.

Kamudaki İsraf Ve Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ)

Yüksek tutulan yönetilen-yönlendirilen fiyatlar (YYF) ve KÖİ garantileri, devletin kendi harcamasından kısmadığının en somut kanıtı olarak sunuluyor. Devlet vatandaşa örnek olmak yerine, zamların öncüsü konumunda kalıyor.

[Yüzdeyüzhaber Kritik Analiz]: Mevcut ekonomi programı, enflasyonun faturasını sadece “talep” üzerinden dar gelirliye keserken, “arz” ve “kamu israfı” kanallarını açık bırakmaktadır. Yüzdeyüzhaber olarak vurguluyoruz: Bir ülkede vatandaşın karnı açken kamunun tasarruf etmemesi, sadece ekonomik değil, sosyolojik bir kırılma yaratır. Kur-talep ikilisi teknik olarak doğru olsa da, siyasi iradenin kendi harcamasını kısmadığı bir senaryoda bu politikalar “toplumsal bir fedakarlık” değil, “sınıfsal bir baskı” aracı olarak algılanacaktır. Siyasi irade kendi kombisini kısmadıkça, vatandaşın kombisini kapatması enflasyonu düşürmeye yetmeyecektir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Düşük kur politikası neden enflasyonu bitiremiyor?

Döviz kuru baskılansa bile geçmişteki maliyet artışları, yüksek enerji fiyatları ve hizmet sektöründeki fiyat katılığı (kira, eğitim, sağlık) enflasyonun kemikleşmesine neden oluyor.

Faizin yavaş inmesi ne anlama geliyor?

Talebi tamamen öldürmemek ama TL’den kaçışı da önlemek adına “hassas bir denge” gözetiliyor. Ancak bu durum, hem yatırımları zorlaştırıyor hem de kredi maliyetlerini yüksek tutarak nihai ürün fiyatlarını artırıyor.

Enflasyonun düşmesi için ne gerekiyor?

Analize göre; sadece kur ve talebe odaklanmak yetersiz. Siyasi iradenin bütçe disiplinine girmesi, kamu harcamalarında radikal tasarrufa gitmesi ve şeffaf bir öncelik sıralaması yapması şart görülüyor.

YÜZDEYÜZHABER EKİBİ

Kaynaklar:

Ekonomi Analizleri ve Kulis Haberleri (2025-2026)

TCMB ve Hazine-Maliye Bakanlığı Politika Metinleri

Sosyo-Ekonomik Saha Araştırmaları

Yüzdeyüzhaber Tavsiyeleri

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Türkiye “Büyük Fırtına” Öncesi İç Cepheyi Düzenliyor: Tasfiye mi, Harekat mı?

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.