40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
3.334,69%0,33
10.219,40%-0,06
Erdoğan dün dedi ki:
-“Bizde bir zamanlar ülkeyi medya yönetiyordu; dördüncü kuvvet filan dedikleri…”
Haklı.
Medyayı ticarete araç yapmak isteyen kimi patronlar bu sektöre girdi. Zamanla “güç sarhoşu” olup siyasi iktidarları belirlemeye başladılar.
-Kim hükümet kuracak?
-Kim genel başkan olacak?
-Kim bakan-milletvekili seçilecek?
-Kim belediyenin başına getirilecek?
Maalesef tüccar patronlar basını amacı dışında kullandı. Bugün medyada yaşanılan sıkıntıların temelini onlar attı!
-Kimi bu süreci, Aydın Doğan‘ın 1979’da Milliyet‘i almasıyla başlatır.
-Kimi, Ömer Çavuşoğlu ve Ahmet Kozanoğlu‘nun 1982’de Güneş‘i kurmasıyla başlatır.
-Kimi, Asil Nadir‘in 1988’de Günaydın‘ı satın almasıyla başlatır.
O dönem azgın neoliberal sistemin “yeşertildiği” süreçti. Rekabetin habercilikle değil paranın gücünde olduğunu gören Dinç Bilgin gibi -kaç göbektir basın dünyasında bulunan aileler – ticarete girmek zorunda kaldı; bankacı bile oldular!
Hele… Özel radyo-televizyonların ortaya çıkışı 150 yıllık basın/Babıali geleneğini toptan tasfiye etti.
Gerçekler yerini, algıya- imaja- kurguya bıraktı! Medyada ahlaki hiçbir basın ölçüsü kalmadı. Ülkeye “kör” oldular, -FETÖ dahil- güce tapındılar!
Ama… “Yalanın bacakları kısadır, yolda kalır” der Alman atasözü.
Yalan, zamanı aşamadı!
Basına giren patronların büyük çoğunluğu bugün medyada yok. Ferit Şahenk’ten Turgay Ciner’e kimi işadamları da medyadan çıkmaya çabalıyor. (Bazı meslektaşlarım; “sebebe” değil, “sonuca” bakarak “efsane” yaratmaya çalışıyor. Oysa. Gerçek acıdır. Neyse…)
Medyada; -aynen dün olduğu gibi bugün de her türlü giysiye ve şapkaya uyan- başka patronlar var artık: Demirörenler, Kalyoncular!
Fakat… Gazetecilikte ısrar edip sürgünü- hapsi göze alan -işi sadece basın sektöründe olan/bir basın emekçisinin oğlu- Burak Akbay da var. Diğerleriyle farkını gözardı mı edeceğiz?
Dünü haklı olarak eleştiren Erdoğan bugün medyaya ne yapıyor?
Dünkü konuşmasında “medya ülkeyi yönetiyordu” deyip ekledi:
“Yarın bizim medya yazar, varsın yazsın.”
Bu cümleyi sözlerinin eleştirileceği anlamında söylüyor! Herhalde şaka yapıyor! Kendini eleştirecek medya mı bıraktı?
Hürriyet, Sabah, Milliyet, Habertürk, Posta, Vatan, Yeni Şafak, Star, Akşam, Türkiye, Akit, Güneş, Takvim, Karar, Milat, Daily Sabah, Daily News… İsimleri yazmakla bitmez habercilikten vazgeçmiş bu gazeteler mi Erdoğan’ı eleştirecek?
Kanal D, atv, Star, Show, Habertürk, CNNTÜRK, NTV, Bloomberg, Kanal 7, Beyaz TV, 360, TGRT, TV Net, A Haber, 24 TV, Ülke, TRT kanalları gibi hakikati başka kalıplara sokanlar mı Erdoğan’ı eleştirecek?
İki-üç bağımsız gazete-tv kalmış Erdoğan bunları mı kastediyor? Sahiden dalga geçiyor olmalı! Ya da bu kadar medya yetmiyor mu hâlâ? Ki “herhalde” demek durumundayız…
Bu otoriterleşmenin sonunun nereye vardığını kimse Erdoğan’a söylemiyor mu?
Ekonomik krizi Amerikalı McKinsey’in danışmanlığıyla atlatacağını mı sanıyor?
Ya bağımsız yargı?
Ya bağımsız medya?
Erdoğan diyor ki:
“Bizim derdimiz halkımız ya. Bize halkımız kaç puan veriyor önemli olan bu. Demokrasi gücünü halktan alır. Halk varsa demokrasi var, yoksa yoktur. Medya ile demokrasi olmaz.”
Erdoğan bilmiyor:
Demokrasi amaç değil araçtır. Amaç ise halkın, bireyin, yargının, medyanın özgürleşmesidir.
Hukuk üstünlüğünün, medya bağımsızlığının olmadığı ülkelerde sırf seçimler yapılıyor diye demokrasiden bahsedilemez!
Her ülkede sandık var ama her ülkede demokrasi yok!
Adaletin, medyanın var olma amacı korkuyu ortadan kaldırmaktır.
Oysa Erdoğan demokrasiyi salt sandık başarısına indirgiyor!
Sonra da “Yabancılar bana güvensin” diye Amerikalı McKinsey’e koşuyor!
Erdoğan da geçmiş dönemin intikamını almaktan vazgeçmeli artık.
İnsan belirli tefekkür derinliğine ulaşınca intikam duygusundan uzaklaşmalıdır.
Keza:
Ülkeye dört koldan saldırıyorlar; akıllı olup stratejik davranmak zorunda AKP iktidarı. Örneğin…
Ilıcaklar- Altanlar, tarih ve toplum karşısında ahlaken-vicdanen mahkum olmuşlardır. Bu yaşlarında fiziki hapse artık gerek yoktur. Zor olan ruhsal esarettir.
Serbest bırakmak uzlaşmak anlamına gelmez.
Osman Kavala‘nın cezaevinde olma sebebini kimseye anlatamazsınız. Katilleri değil, -her ne kadar fikirlerimiz uyuşmasa da- düşünceyi sanık sandalyesinden kaldırınız. Selahattin Demirtaş gibi siyasetçilere karşı yazıyla- çiziyle özgür ortamda bırakın bizler mücadele edelim.
Yapılması gereken sadece hoşa gideni yapmak değildir.
Kötülük sıradandır, çabuk sırıtıp ortaya çıkar. İyiliğin derinliği vardır. Ne diyor Sokrates,“Yanlış yapmaktansa ona maruz kalmayı tercih ederim!” İyilik mutlaka kazanır.
Diyorum ki: Krizi aşmak salt ekonomik tedbirlerle olmaz.Doğruluğa
inanın; adaletli olun/ hukukun üstünlüğünden yana olun.
Hakikati aramaya devam eden gazetelerle-gazetecilerle uğraşmaktan vazgeçin.
Bu ülkenin temel ihtiyacı özgürlüktür, bunu mutlak sağlayın.
Yoksa…
Güvenilir olmak için McKinseylerin kapısını daha çok çalarsınız!
McKinsey nedir?
1
5 ilde sel: Uzmanından uyarı! | Son dakika haberleri
802533 kez okundu
2
Tur otobüsü devrildi: 20 yaralı | Son dakika haberleri
392022 kez okundu
3
Malatya haberleri: "Kaçmayıp haber verse annemin parçalarını toplamazdık!" | Son dakika haberleri
228707 kez okundu
4
Üsküdar Vecdi Diker Tüneli’ndeki kazada motosikletli sürücü can verdi
23129 kez okundu
5
Kastamonu'da bir kadının 18 yıl önce kaybolmasıyla ilgili gözaltına alınan gelini tutuklandı – Güncel haberler
19656 kez okundu
Akın Gürlek Dönemi: Yargının “Kritik” İsmi Adalet Bakanlığı Koltuğunda – Perde Arkası
Kulisler Hareketli: Bilal Erdoğan İçin Hazırlanan Siyasi Yol Haritasının Perde Arkası
Epstein Dosyaları: Bir Magazin Skandalının Ötesinde, Küresel Güç Odaklarının “Şantaj Mimarisi”
Trafik Cezalarında Dev Zam Dönemi: TBMM’den Geçen Yeni Yasa ile Hangi Ceza Ne Kadar Oldu?
Ali Erbaş’ın Yeni Görevi Netleşti: Diyanet Sonrası “Adrese Teslim” Akademik Dönüş
İran’da Devrim Muhafızları’na “Vur” Emri: Hamaney’in Sertleşme Stratejisinin Perde Arkası
Emekli Bayram İkramiyesinde “Sızan” Rakam: Beklentilerin Altında Kalan Zam Oranının Perde Arkası
Özel Jette Fuhuş Sorgusu: Selen Görgüzel’in İfadesinde Emel Müftüoğlu Detayı
Maduro Operasyonunda “Görünmez Silah” Şoku: Burun Kanaması ve Beyin Sarsıntısının Perde Arkası
Halep’te İmha Savaşı! 10 Mart Anlaşması Çöktü, Şam Ordusu Kürt Mahallelerini Kuşattı: 140 Bin Sivil Kaçıyor!
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.