40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
3.334,69%0,33
10.219,40%-0,06
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde büyük bir skandal patladı. Uyuşturucu baronlarıyla iş birliği yaparak operasyonları engelledikleri öne sürülen İlçe Jandarma Komutanları ve astsubayların da aralarında olduğu 24 sanık hakkında iddianame hazırlandı. Dosyada milyonlarca dolarlık rüşvet, gizli görüşmeler ve suikast ayrıntıları var.
İddianamede, Binbaşı C.S.’nin uyuşturucu baronu Ş.A.’dan 1 milyon dolar, köylülerden ise 3 milyon lira aldığı, köylülere “Çağlar’ın sözü benim sözüm” denildiği aktarıldı. Paraların kafelerde elden teslim edildiği, Yüzbaşı S.O.’nun ise astlarına “Tarla varsa kafanızı çevirin” talimatı verdiği tape kayıtlarına girdi.
Sanıkların, uyuşturucu baronlarıyla Ankara’da gizli toplantılar yaptığı, on binlerce doların kuyumcular aracılığıyla el değiştirdiği ve sevkiyatların jandarmanın bilgisi dahilinde organize edildiği ortaya çıktı. Baronlardan A.K.’nın karakollara kayıtsız giriş çıkış yaptığı da tespit edildi.
Dosyanın en çarpıcı yönlerinden biri, kilit tanığın suikastla ortadan kaldırılması oldu. Eski korucu Yüksel Bayrak, iddianame kabul edildikten sadece beş gün sonra ensesine tek kurşun sıkılarak öldürüldü. Cinayeti işleyen 15 yaşındaki failin ifadesi ise kamuoyunda ikna edici bulunmadı.
Jandarma içindeki bu “çürük çete”nin, devletin güvenlik gücünü baronların çıkarlarına alet ettiği ve milyonlarca liralık haksız kazanç sağladığı iddia ediliyor. Olay sadece bir yolsuzluk dosyası değil, aynı zamanda Türkiye’de uyuşturucu düzeninin derinlere uzanan bağlarını da gözler önüne seriyor.
Bu dava, güvenlik kurumlarının içine sızan kirli ilişkilerin boyutunu ortaya koyuyor. Eğer iddialar kanıtlanırsa, Lice sadece bir uyuşturucu merkezi değil, devlet-baron iş birliğinin sembolü haline gelecek. Cinayetle susturulan tanık olayı daha da karanlık hale getiriyor. Bu tablo, “devlet içindeki çürümenin” ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
“Kedicik” Prangalarından Yeni Bir Kimliğe: Örgüt Sonrası Hayatın Şifreleri
1
Namaz Vakitleri Tartışması: 2 mi, 5 mi yoksa 7 mi? Eliaçık’tan “Salat” Analizi
3523 kez okundu
2
Dijital Zorbalık ve Mahremiyet: Gamze Türkmen Dosyasında Etik Sınırlar Aşıldı mı?
3240 kez okundu
3
İhsan Eliaçık Ezberleri Parçaladı: “İslam’ın 5 Şartı Formülü Tamamen Uydurmadır!”
1239 kez okundu
4
TUSAŞ Şehidi Zahide Güçlü Ekici: Bir Çiçek, Bir Veda ve Vatan Sevdası!
1150 kez okundu
5
Kadir Ezildi ve Gamze Türkmen: Bir “Temizlik İmparatorluğu”nun Yeni Adımları!
1066 kez okundu
Mutfaktaki Savaş: Laboratuvar Etleri mi Küresel Gıda Tekeli mi?
Epstein Skandalında İsrail Parmağı: New York’taki “Güvenlik Sistemi” Belgeleri İfşa Oldu!
Elon Musk ve “X”: Dijital Egemenlik mi, Küresel Veri Casusluğu mu?
Küresel Gıda Kartelleri: “Planlı Kıtlık” ve Tabağınızdaki Görünmeyen El
Akın Gürlek Dönemi: Yargının “Kritik” İsmi Adalet Bakanlığı Koltuğunda – Perde Arkası
Kulisler Hareketli: Bilal Erdoğan İçin Hazırlanan Siyasi Yol Haritasının Perde Arkası
Epstein Dosyaları: Bir Magazin Skandalının Ötesinde, Küresel Güç Odaklarının “Şantaj Mimarisi”
Trafik Cezalarında Dev Zam Dönemi: TBMM’den Geçen Yeni Yasa ile Hangi Ceza Ne Kadar Oldu?
Ali Erbaş’ın Yeni Görevi Netleşti: Diyanet Sonrası “Adrese Teslim” Akademik Dönüş
İran’da Devrim Muhafızları’na “Vur” Emri: Hamaney’in Sertleşme Stratejisinin Perde Arkası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.