40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
3.334,69%0,33
10.219,40%-0,06
Resmi Gazete’de yer alan karara göre, Konya’da yaşayan İsmail E, 15 Mayıs 2022’de Fadime B. ile kira sözleşmesi imzaladı. Ayrıca ev sahibi ile kiracı arasında bir gün sonra taşınmazın 15 Mayıs 2023’te tahliye edileceğine dair tahliye taahhütnamesi imzalandı.
İsmail E, sürenin dolmasına rağmen kiracı evi boşaltmayınca 17 Mayıs 2023’te tahliye talepli icra takibi başlattı. Kiracı Fadime B’nin itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali talebiyle Ereğli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açıldı.
Mahkemeye sunduğu savunmasında kira sözleşmesi düzenlenirken taahhütnameyi zor ve baskı altında imzaladığını öne süren Fadime B, kira sözleşmesi düzenlendikten sonra önüne konulması durumunda taahhütnameyi imzalamayacağını belirtti.
Dosyada kiracıyı haklı bulan Ereğli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi, davanın reddine kesin olarak karar verdi. Kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 15 Mayıs 2022, tahliye taahhütnamesinin düzenlenme tarihinin ise 16 Mayıs 2022 olduğuna işaret edilen mahkemenin kararında davacı tarafın iki evrakın ayrı günlerde imzalandığı iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı belirtildi.
Kararda, tahliye taahhütnamesinin, kira sözleşmesinin düzenlenmesi amacıyla baskı altında imzalandığı kanaatine varıldığı ifade edildi.
Adalet Bakanlığı, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulundu ve kararı temyiz etti.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kanun yararına temyiz istemini yerinde bularak sonuca etkili olmamak üzere yerel mahkemenin kararını bozdu.
Kira sözleşmesi ile tahliye taahhütnamesi arasında bir günlük sürenin olduğuna işaret edilen Dairenin kararında, şu ifadeler yer aldı: “Kural olarak kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhütnamenin kiracının serbest iradesinin ürünü olduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tahliye taahhütnamesi, 16 Mayıs 2022’de düzenlenmiş olup düzenleme tarihi itibarıyla kiracılık ilişkisi mevcuttur. Davalı, tanzim tarihinin belgeye sonradan yazıldığını ve gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüş ise de bu iddiasını aynı ispat gücünü haiz başka bir belgeyle kanıtlamakla yükümlü olan davalı, bu yönde bir delil sunmamıştır. Mahkemece belirtilen bu yönler nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişkin kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir.”
3 Temmuz şoku! Bugünü bile arayacağız
1
Erdoğan Tanesi 80 Milyon Liralık 4 Ultra Lüks Araba Aldı!
1527 kez okundu
2
Gazze’den Erdoğan’a Şok Mektup: “Senin Döneminde Gazze Katledildi, Bizi Aldattın”
1215 kez okundu
3
Deniz Baykal’ın kızı Aslı Baykal’dan şoke eden açıklama
1076 kez okundu
4
Kılıçdaroğlu’nun Özel Kalem Müdürü’ne giden bomba telefon
986 kez okundu
5
Vergi Yüzsüzleri Listesi İlan Edildi: Maliyede “İtibar” Operasyonu Başladı!
870 kez okundu
Mutfaktaki Savaş: Laboratuvar Etleri mi Küresel Gıda Tekeli mi?
Epstein Skandalında İsrail Parmağı: New York’taki “Güvenlik Sistemi” Belgeleri İfşa Oldu!
Elon Musk ve “X”: Dijital Egemenlik mi, Küresel Veri Casusluğu mu?
Küresel Gıda Kartelleri: “Planlı Kıtlık” ve Tabağınızdaki Görünmeyen El
Akın Gürlek Dönemi: Yargının “Kritik” İsmi Adalet Bakanlığı Koltuğunda – Perde Arkası
Kulisler Hareketli: Bilal Erdoğan İçin Hazırlanan Siyasi Yol Haritasının Perde Arkası
Epstein Dosyaları: Bir Magazin Skandalının Ötesinde, Küresel Güç Odaklarının “Şantaj Mimarisi”
Trafik Cezalarında Dev Zam Dönemi: TBMM’den Geçen Yeni Yasa ile Hangi Ceza Ne Kadar Oldu?
Ali Erbaş’ın Yeni Görevi Netleşti: Diyanet Sonrası “Adrese Teslim” Akademik Dönüş
İran’da Devrim Muhafızları’na “Vur” Emri: Hamaney’in Sertleşme Stratejisinin Perde Arkası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.