40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
3.334,69%0,33
10.219,40%-0,06
22 Ekim 2024 tarihinde başlayan ‘süreç’ Meclis’te kurulacak komisyon hazırlıkları ile devam ediyor. PKK’nın ‘sembolik’ silah bırakma adımının peyderpey devam ettiği bir yandan dile getirilirken MHP lideri YPG’nin süreci ağırdan aldığını, sakatlama arayışında olduğunu ifade etti.
İktidar yetkilileri YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu SDG’nin de PKK’nın attığı adımı atması gerektiğini ve Suriye ordusuna entegre olmasını beklediklerini ifade ederken YPG’den silahları bırakmayacaklarını dair kesin ve üst üste açıklamalar gelmeye devam ediyor.
Süreç bu şekilde polemiklerle devam ederken AKP’li Mehmet Metiner, SDG hakkında dikkat çeken bir çıkışta bulundu. SDG’nin dün Türkiye için tehdit ve düşman olduğunu ifade eden Metiner, bugün şartların değiştiğini ve sürecin bütünü ile tamamlanması halinde SDG’nin Irak’takine benzer bir şekilde Türkiye’nin dostu ve müttefiki olacağını ifade etti.
Türkiye’nin yeni gelişmeler ile Suriye ve SDG politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ifade eden Metiner, bunun Türkiye yüzyılı için bulunmaz bir fırsat olduğunu şu sözler ile aktardı:
“Dün SDG diye anılan bu yapı, Türkiye için bir tehditti. Düşmandı. Ama bugün şartlar değişti. Süreç bütünüyle tamamlandığında bu yapı tıpkı Irak’takine benzer biçimde Türkiye’nin dostu ve müttefiki olacaktır. Türkiye bu entegrasyonu sağlayabilecek kudrete sahip bir ülkedir. Başkaca kaygılara gerek yoktur.
Eskinin tehdit algısına dayalı paranoyalarla Türkiye’nin gücünün kırılmasına ve algısının bozulmasına yol açacak maceralara asla geçit verilmemeli ve bu tür akıl verenlere de kapı gösterilmelidir.
Mazlum Abdi ve SDG yapısı Öcalan’a rağmen tavır koymaz.
Ama orada oluşmuş güçlü bir yapı var.
Suriye’deki koşullar ve belirsizlikler ortada.
Yılların oluşturduğu güvensizlikler var.
Başka ülkelerin istihbarat organları hâlâ çok faal.
Suriye’de iktidarı ele geçiren HTŞ henüz herkese güven verecek bir konumda değil.
HTŞ’nin hem ideolojisinden hem de geçmişinden kaynaklı güvensizlikler ancak herkesi kapsayan ve herkesi farklılığıyla kucaklayan yeni bir Suriye yönetimi ortaya çıktığında yok olur.
Şara yönetimi bu güven iklimini sözle oluşturmasına rağmen pratik henüz o sözleri doğrulayıcı nitelikte görünmüyor.
‘Ya bizi kabul edersiniz ya da sizi tanımaz ezer geçeriz!’ anlayışı geçmişten gelen güvensizlikleri derinleştirmekten öte bir işe yaramıyor.
O yüzden kimse elindeki silahı bırakmak istemiyor. Veya elindeki silahlarla yönetimin bir parçasına dönüşmek konusunda gerekli güvencelerin oluşmadığına inanıyor.
Suriye’nin kuzeyindeki yapı fiilen küçük bir devlet gibi.
Güçlü askeri yapısıyla ve idari birimleriyle yeni Suriye’nin gücüne Öcalan’ın çağrısına uyarak dönüşmek istiyor.
O entegrasyonu sağlamak istiyor.
Ama bu entegrasyon konusunda güven temelinde adımlar atılamıyor.
Türkiye bu süreci tamamlayan bir misyon üstlenmeli.
SDG Suriye yönetimini tanıyor ve ona katılma istediğini yüksek sesle dile getiriyor.
Bu bütünleşme süreci için atılması gereken adımlar var.
Türkiye ne kendisi ne de Suriye için tehdit oluşturmayacak olan bir yerinden yönetim modelini hayata geçirmeli.
Şara yönetimine Suriye Kürtlerinin bir bütün olarak sunduğu yerinden yönetim talebini Türkiye kendisi için bir tehdit olarak görmemeli. Tersine Kürtlerin tıpkı Türkmenler ve diğer tüm unsurlar gibi anayasal düzeyde kurucu bir unsur olarak kabul edilmesini sağlayan ve dahi kazanımlarını da kendi kazanımı olarak görüp destekleyen bir siyasayı esas almalı.
Eminim ki Türkmen kardeşlerimiz de bunu isterler.
Kurucu unsur olarak haklarının anayasal güvencelere bağlanmasını ve kendi bölgelerinde kendi kendilerini yönetmeyi onlar da isterler.
Yerinden yönetim talebi bölücülük değildir ve illa da etnik temelde olmak zorunda değildir.
Pekâlâ Valilerin halk tarafından seçilmesiyle veya güçlü yerel yönetim modelleriyle bu entegrasyon süreci başarıyla tamamlanabilir. Yerellerin silahlı gücü de merkezi ordunun bir parçası olarak konumlandırılabilir.
Yerelin iradesini ve yönetimini bu çerçevede tanıyan bir merkezi Suriye yönetimi hem toprak bütünlüğünü hem de siyasi birliğini tahkim eder.
Gördüğüm kadarıyla SDG buna hazır.
Entegrasyon konusunda bu temelde atılacak adımlarda Türkiye öncü ve arabulucu bir rol oynarsa hem bir bütün olarak Suriye Kürtlerini kendi gücüne dönüştürür hem de Suriye’nin toprak bütünlüğüyle beraber iç cephesini de tahkim ederek İsrail vb ülkelerin oyun planlarını boşa çıkartır.
Türkiye’nin süreç dolayısıyla ortaya çıkan yeni gelişmeler doğrultusunda Suriye ve SDG politikasını yeniden belirlemesi tarihi öneme sahiptir.
Bu fırsat, Türkiye Yüzyılı için bulunmaz tarihi bir fırsattır, biline!”
PKK’nın silahları gömme yerine yakma sebebi belli oldu
1
Başkanlık Sistemi 'CIA PROJESİ' Çıktı!
1684 kez okundu
2
Camilerde Toplanan Paralarla Bakın Ne Alınıyormuş?
1578 kez okundu
3
'ALTINDA KALACAK İLK İSİM SEN OLACAKSIN'
1508 kez okundu
4
Erdoğan Tanesi 80 Milyon Liralık 4 Ultra Lüks Araba Aldı!
1448 kez okundu
5
Fetullah Gülen, Kur’an’la değil İncil’e Gömüldü
1282 kez okundu
Plastik poşet fiyatı yeni yılda 1 lira olacak
Bahar dizisi bu akşam final yapıyor!
Eski Habertürk yöneticisi Veyis Ateş ve fenomen Taner Çağlı gözaltına alındı
Skandalın Böylesi! Öldürülen Adamın Karısıyla İlişki Yaşayan Savcı Bombası
İstanbul İçin Sonun Başlangıcı mı? NYT ve Science Dergisi İfşa Etti: Faylar İstanbul’a Doğru Kilitlendi!
Medyada yatak odası skandalı: 35 Yaşındaki Spiker “O Anları” Anlattı! Mehmet Akif Ersoy ve “Üçlü İlişki, Rulo Para, Kokain” İtirafları
İmamoğlu Davası İçin Şok Karar! Mahkemeden 2038 Kararı!: Perde Arkasında “Süründürme” Taktikleri Mi Var?
Sarıgül Ailesinde Boşanma Krizi: İstenen Rakamlar Dudak Uçuklattı!
TÜBİTAK Kayıtları Dehşeti Ortaya Çıkardı! Güllü’nün Kızı “Atacağım Şimdi Seni” Demiş!
Televizyondaki Karanlık Dünya: Mehmet Akif Ersoy’un Şok Eden Mesajları
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.