DOLAR

40,2607$% 0.13

EURO

46,7252% 0.08

STERLİN

53,9495£% 0.21

GRAM ALTIN

4.320,96%0,56

ONS

3.334,69%0,33

BİST100

10.219,40%-0,06

a

Sahte Diploma Skandalı: Yıllarca İmamlık Yaptı, Mahkemede Şoke Eden Karar!

Diyarbakır’da sahte diplomayla yıllarca imamlık yapan Yavuz Koç hakkındaki dava sonuçlandı. Sanığa 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 96 bin 360 lira para cezası verildi.

Olayın Detayları


Diyanet İşleri Başkanlığı, Yavuz Koç’un diplomasından şüphelenerek Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurdu. Açık Öğretim Bilgi Yönetim Sistemi’nde yapılan sorgulamada, diplomanın Mesleki Açık Öğretim Lisesi tarafından düzenlenmediği, okul numarasının başka bir öğrenciye ait olduğu ve sanığın aslında Açık Öğretim Lisesi öğrencisi dahi olmadığı ortaya çıktı.

MEB ve Diyanet aynı anda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulundu. Ardından Koç’un maaşı kesildi ve hakkında “resmi belgede sahtecilik” ile “dolandırıcılık” suçlarından dava açıldı.

Sanığın sahte diplomasını Üsküdar 15. Noterliği’ne tasdik ettirip, bu belgeyle hem Açıköğretim Fakültesine kaydolduğu hem de Diyarbakır Lice’de sözleşmeli imam olarak göreve başladığı belirlendi.

Pişkin Savunma

Yurtdışında alınan ifadesinde Koç, hafızlık kursu gördüğünü, sınavlara girip memur olarak atandığını belirterek şunları söyledi:

👉 “Ben dolandırıcı değilim. Noterden onay da yaptım. Ben kendim istifa ettim. Bu davanın neden kapanmadığını anlamış değilim. Suç tarihinde boşandığım eski eşimin şikâyetiyle bunlar yaşandı.”

Mahkeme Kararı

Mahkeme, sanığın 2015-2017 yılları arasında 2 yıl boyunca sahte diplomayla devletten maaş aldığını tespit ederek “zincirleme dolandırıcılık” suçunu sabit gördü.

3 yıl hapis cezası verildi, iyi hal indirimiyle 2 yıl 6 aya düşürüldü.

Ayrıca 96 bin 360 TL adli para cezası verildi ve 12 taksite bölündü.

Resmi belgede sahtecilik suçundan ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğu için düşme kararı verildi.

Hakimden Muhalefet Şerhi

Mahkeme üyesi bir hakim, sanığa iyi hal indirimi uygulanmasına karşı çıktı. Şerhinde şu ifadeleri kullandı:

“İmamlık, halkın güven duygusunu suiistimal etme potansiyeli yüksek bir meslek. Sanığın bu alana yönelik kasıtlı eylemi nedeniyle indirim uygulanmamalıydı.”

Perde Arkası ve Analiz

Sistemdeki Denetim Açığı:
Bir kişi sahte diplomayla yıllarca devletten maaş alabiliyor. Diyanet’in ve MEB’in diploma kontrol süreçleri aslında çok kolay bir sorgulamayla çözülebilecekken, bu ancak yıllar sonra fark ediliyor.

Noter Onayı Güvencesi (!) :
Sanık diplomasının fotokopisini noterden “aslı gibidir” yaptırmış. Yani devlet kurumları bu sahte belgeyi görünce sorgulama ihtiyacı bile duymamış. Noter onayı, bir anlamda sahteciliğe “resmiyet kazandırmış” gibi görünüyor.

Cezadaki Çelişki:
Mahkeme önce 3 yıl hapis + 96 bin TL ceza veriyor, sonra “iyi hal indirimi” uygulayarak cezayı düşürüyor. Ama bir üye hakim “imamlık gibi güven mesleğinde dolandırıcılığa indirim olmaz” diye muhalefet şerhi koyuyor. Yani yargı içinde bile bu dosya tartışmalı.

Eski Eş İtirafı:
Sanık, davanın açılmasını “boşandığım eşim şikâyet etti” diye açıklıyor. Bu da aslında olayın şahsi bir anlaşmazlıktan sonra gündeme geldiğini ima ediyor. Yani sistem kendi kendine yakalamıyor, bireysel şikâyet tetikliyor.

Ne Anlama Geliyor?

Bu dava, sadece bir kişinin sahtekârlığı değil; kurumların zaaflarını da ortaya koyuyor. İmamlık gibi toplumun güvene dayalı bir mesleğinde bu tarz olaylar, insanların hem Diyanet’e hem de kamuya olan güvenini sarsma potansiyeline sahip. İmamlık gibi güven temelli mesleklerde denetimin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Gazze’den Erdoğan’a Şok Mektup: “Senin Döneminde Gazze Katledildi, Bizi Aldattın”

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.